ZKUD
Dinlenen birini görürsen, otur ona yardım et :)
25 Aralık 2011 Pazar
Ördü kader ağlarını
Tutamadım ellerin yağmur olsun
Sevip de doyamadım
Öpemedim gül tenin baharın olsun
Sarıp da kanamadım
Ördü kader ağlarını
Kırdı yine kollarımı al, bir canım var al senin olsun
Ördü kader ağlarını
Kırdı yine kollarımı al, bir canım var al senin olsun
Tutamadım ellerin yağmur olsun
Sarıp da doyamadım
Öpemedim gül tenin baharın olsun
Sevip de kanamadım
Ördü kader ağlarını
Kırdı yine kollarımı al, bir canım var al senin olsun
Ördü kader ağlarını
Kırdı yine kollarımı al, bir canım var al senin olsun
Günü geçmiş sevdalarım var benim
Eskimeyen,yürek acıtan
Tam ortasındayım sevdanın
Sen ise hep uzağındasın kalbime açtığın büyük yaraların
Ne kadar uzaksan, o kadar yakınsındır sevdama
Ama, ama sen benim hep uzağımda
Al şimdi sana uzaklardan son veda
Hoşçakal güzel insan,
Hoşçakal... Bu sana son veda!
Etiketler:
amator,
amatör,
amatör parçalar,
ordu kader aglarini,
ördü kader ağlarını
Sonra ne oluyor biliyor musun ?
Sonra ne oluyor biliyor musun ?
Çok özlüyorsun. Elin bin kere telefona gidiyor mesaj atmak için ama
yaşadıkların yaşayacaklarının teminatı. Tekrar üzülmek istemiyorsun.
Tekrar konuşursan alevlenecek duygular var çünkü. Sonra ne oluyor
biliyor musun ? Sürekli çevrende onun ismini duyuyorsun. Bir yandan
mutlu görünmeye, bir yandan onun hakkındaki şeyleri öğrenmeye
çalışıyorsun. Sonra ne oluyor biliyor musun ? Onu hatırlatacak bir şey
illa buluyorsun. Bazen bir kağıt parçası oluyor bu bazen de bir mekan..
Bir anda en güzel anılarınızı düşünüyorsun. Sonra ne oluyor biliyor
musun ? Sevmeye devam ediyorsun..
Etiketler:
sonra ne oluyor biliyor musun,
özlemek
27 Kasım 2011 Pazar
Gitme Demiyorum Hobi Olarak Gene Git
Gitme demiyorum, hobi olarak gene git
Biraz dolaş, hava al, hava ver, ekonomiye can ver
Köpeğini gezdir mesela, parklar hepimizin
Elimde senedin var sen kaybedersin
Kutuna gidebilirsin yahut sinemaya
Hava güzel olacakmış yarın şemsiyeni alma
Sen yokken ben biraz uyurum, elma soyarım
Çıkmışken ceketimi de terziye verirsin
Gitme demiyorum, hobi olarak gene git
Saçlarını boyat, ne bileyim balyaj yaptır
Sahafları dolaş mesela, ucuz oluyormuş
Elimde elinin izi var, yıkarım görürsün bak
Suyuma gidebilirsin yahut yoğurt almaya
Hava sıcak olacakmış yarın öğlene kalma
Sen yokken ben biraz özlerim, çekirdek yerim
Çıkmışken raketimi de servise verirsin
Gitme demiyorum sevgilim, hobi olarak gene git
Hatta Ayı Yogi olarak git, KOBi olarak git mesela, kredi al
Yüzde on büyü, değişiklik olsun
Gitme yani
Bak, hobi lazımsa ben olurum hobi
(deli defteri aylık mizah edebiyatı dergisinin 23. sayısında (ekim 2010) hayri vaka takma adıyla yayımlanmıştır. )
Etiketler:
deli defteri,
gitme demiyorum hobi olarak gene git,
hayri vaka
3 Ekim 2011 Pazartesi
Aşkı Beceremiyorum
Bir gün Ankara'da dolaşırken omzuma biri dokunup tanıyacak diye garip bir tedirginliğim vardı önceden. Şimdi profil fotoğrafımla hiç alakam kalmadığı için böyle bir kaygım kalmamıştı kiii ;
Dün yine kokuşmuş Ankara - Sakarya Caddelerindeydim. Artık sıkıldım bu caddeden de insanlarından da , eski hali yok artık hiç. Neyse mevzu bahis bu değil . Her zaman gittiğim bir mekan vardı [ ismi lazım değil :) ] , oraya gittim. İlginçtir ki tanıyamamış olsa gerek kibarca damsız almadığını belirtti kapıdaki kişi. Şaşırdım , çünkü oraya tek damsız girebilen kişi bendim senelerce. Kapıdakini de tanıyordum. Kafamı hafif öne eğip selamlama şeklinde bi eyvallah yaptım :)
Aslında sinirlenmedim gülümsüyordum yürürken bi yandan. Ansızın parladım işte, sinir bastı yine, hakim olamadım kendime,çene kemiklerim zonkladı. Neyse neyse . .
O caddeye girmişim içmeden olur mu? Olmaz.
Daldım ikinci caddeye, kıyıda köşede sadece biraveri olan sadece abaza kaynayan bi mekan baktım. Buldum !
Oturdum. Geldi biraver. Sigara aldım (Hiçte içmem aslında ama birayla iyi gider. ) Çok sarhoş olasım vardı. Hızlı hızlı içtim, son yarım litreye geldiğimde biraz salladı ya da çakır keyf mi diyorlar , ondan işte. Derken; biri belirdi kafamı toplayamadım. Müsait misiniz dedi? Kafamı kaldırmadan istemsiz bir evet dedim.
+Z.K.U.D mu?
-Pardon ?
-E..Evet ( İstemsiz)
+Garson! Bi Biraver Daha.
-Olmaz . Kalkalım.
+ Israr ediyorum, biraz sohbet edelim.
-Edelim, ama burda olmaz. Kalkalım.
Kalktık. Başka bir mekana doğru yürümeye başladık fakat yüzüne bakmamıştım daha. Kimdi bu? Yürürken, gözümün ucuyla süzüverdim. Sarışın,ince,benle hemen hemen aynı boyda,hafif makyajlı,yeşil gözlü,ellerinde ders notları olan bir kızdı.
Aklımda bir yer yoktu, canım sıkkındı. Aslında yürüyordum sadece. Anlamış olmalı.
+ E...e şey, sakıncası yoksa benim tercih ettiğim bir mekana gidebilir miyiz Z.K.U.D ?
-Tabi, tabii . Neden olmasın.
Oturduk.
+ İki kırmızı şarap lütfen !
-Kırmızı şarap mı? ben sevmem, ben sadece bira içerim.
+Lütfen Z.K.U.D , dene sadece.
(İç Ses : Salak mıyım ben? Ne bu samimiyet kendine gel, kalk git evine, hem bu kim ? ... )
Nezaketen yudumladım, yüzümü ekşittim.
Güldü.
+Bira söyleyim.
-Hayır ! içicem
+ İnatçı . Blog yazmayı seviyo musun ve kendini bu konuda nasıl görüyorsun ?
-(Ayıldım biraz.) Evet seviyorum. Başlarda ki yazılarımı okuyorum da çok amatörmüşüm ve saçma şeyler yazmışım. Ama onları silmiyorum , dönüp bakıyorum, ne kadar ilerlediğimi görüyorum, hatıra da kalıyor diyebilirim. Sahi sen kimsin?
+ Sonunda sordun. Tanımadığın biriyle buralara kadar gelmen ilginç. Hem o mekanda içki içirmeyip, kaldırmanda etkileyiciydi. Nezaketin için teşekkürler. Açıklayayım bari ama gülmek yok.
-Peki
+Birkaç yazını okudum. Dediğin gibi amatörceydi ama samimi geldi. Derken takma adını biraz google yardımıyla araştırdım, bir de bi yazında adını yazmışssın zaten, facebook'dan buldum seni önce. Duvarın açıktı, Sakarya Caddesinde olduğunu okudum. Ajan mıyım ne hahahhaha. Neyse bir iki tur atıp gidecektim zaten , denk gelirsem diye ümit ettim. (Durdu. Gülümsedi)
+Tamam , tamam işte bildiğin dikkat ettim. Denk gelirsem demedim ve her ne kadar blog da resminle alakan kalmasa da facebooktaki profil resmine benzettim , bi yüzsüzlük yapıp, karşında beliriverdim. Tanışalım Ben Gözde .
-Ufuk. Memnun oldum. (Şarabı bitirdim.) Kalkmalıyım.
+Ne..Nasıl yani? Yanlış mı anladın beni, özür dilerim.
-Yoo. hayır, yanlış anlamadım. Neden beni bulmaya çalıştın?
+Birşeyler paylaşmak istiyorum, ortak noktalarımız olduğuna inanıyor,beraber gezmek,gözlemlemek ve beraber yazmak istiyorum. Ne yani? Benimle çıkar mısın gibi, liselivari bir teklif mi bekledin ?
- (Kahkaha attım.) Alemsin. Yok öyle demek istemedim ama anla işte yaralarım çok yeni falan gibi klasik,arabesk bir laf demek istemiyorum ama bir süre olmasın istiyorum. Teşekkür ederim , teklifin için.
(Kalktım, kolumdan tuttu. )
+Numaranı vermende bir sakınca var mı? Sen aramadığın sürece rahatsız etmeyeceğim söz.
-xxxx xxx xx xx (Çaldırdı, kaydettim.)
+Pekala. Bende kalkcam 1 dakika bekle. Hesap lütfen!
-Ben hallettim.
+Nasıl ? Hiç kalkmadın ki ?
-Arkadaşım buranın sahibi.
+ Bay X daha çok yakışırdı bence sana , pekala gidelim öyleyse.
Evine bıraktım. (Saat 23:00 suları )
Numarası bende ama hala aramadım.
Napiyim, Aşkı Beceremiyorum . .
Dün yine kokuşmuş Ankara - Sakarya Caddelerindeydim. Artık sıkıldım bu caddeden de insanlarından da , eski hali yok artık hiç. Neyse mevzu bahis bu değil . Her zaman gittiğim bir mekan vardı [ ismi lazım değil :) ] , oraya gittim. İlginçtir ki tanıyamamış olsa gerek kibarca damsız almadığını belirtti kapıdaki kişi. Şaşırdım , çünkü oraya tek damsız girebilen kişi bendim senelerce. Kapıdakini de tanıyordum. Kafamı hafif öne eğip selamlama şeklinde bi eyvallah yaptım :)
Aslında sinirlenmedim gülümsüyordum yürürken bi yandan. Ansızın parladım işte, sinir bastı yine, hakim olamadım kendime,çene kemiklerim zonkladı. Neyse neyse . .
O caddeye girmişim içmeden olur mu? Olmaz.
Daldım ikinci caddeye, kıyıda köşede sadece biraveri olan sadece abaza kaynayan bi mekan baktım. Buldum !
Oturdum. Geldi biraver. Sigara aldım (Hiçte içmem aslında ama birayla iyi gider. ) Çok sarhoş olasım vardı. Hızlı hızlı içtim, son yarım litreye geldiğimde biraz salladı ya da çakır keyf mi diyorlar , ondan işte. Derken; biri belirdi kafamı toplayamadım. Müsait misiniz dedi? Kafamı kaldırmadan istemsiz bir evet dedim.
+Z.K.U.D mu?
-Pardon ?
-E..Evet ( İstemsiz)
+Garson! Bi Biraver Daha.
-Olmaz . Kalkalım.
+ Israr ediyorum, biraz sohbet edelim.
-Edelim, ama burda olmaz. Kalkalım.
Kalktık. Başka bir mekana doğru yürümeye başladık fakat yüzüne bakmamıştım daha. Kimdi bu? Yürürken, gözümün ucuyla süzüverdim. Sarışın,ince,benle hemen hemen aynı boyda,hafif makyajlı,yeşil gözlü,ellerinde ders notları olan bir kızdı.
Aklımda bir yer yoktu, canım sıkkındı. Aslında yürüyordum sadece. Anlamış olmalı.
+ E...e şey, sakıncası yoksa benim tercih ettiğim bir mekana gidebilir miyiz Z.K.U.D ?
-Tabi, tabii . Neden olmasın.
Oturduk.
+ İki kırmızı şarap lütfen !
-Kırmızı şarap mı? ben sevmem, ben sadece bira içerim.
+Lütfen Z.K.U.D , dene sadece.
(İç Ses : Salak mıyım ben? Ne bu samimiyet kendine gel, kalk git evine, hem bu kim ? ... )
Nezaketen yudumladım, yüzümü ekşittim.
Güldü.
+Bira söyleyim.
-Hayır ! içicem
+ İnatçı . Blog yazmayı seviyo musun ve kendini bu konuda nasıl görüyorsun ?
-(Ayıldım biraz.) Evet seviyorum. Başlarda ki yazılarımı okuyorum da çok amatörmüşüm ve saçma şeyler yazmışım. Ama onları silmiyorum , dönüp bakıyorum, ne kadar ilerlediğimi görüyorum, hatıra da kalıyor diyebilirim. Sahi sen kimsin?
+ Sonunda sordun. Tanımadığın biriyle buralara kadar gelmen ilginç. Hem o mekanda içki içirmeyip, kaldırmanda etkileyiciydi. Nezaketin için teşekkürler. Açıklayayım bari ama gülmek yok.
-Peki
+Birkaç yazını okudum. Dediğin gibi amatörceydi ama samimi geldi. Derken takma adını biraz google yardımıyla araştırdım, bir de bi yazında adını yazmışssın zaten, facebook'dan buldum seni önce. Duvarın açıktı, Sakarya Caddesinde olduğunu okudum. Ajan mıyım ne hahahhaha. Neyse bir iki tur atıp gidecektim zaten , denk gelirsem diye ümit ettim. (Durdu. Gülümsedi)
+Tamam , tamam işte bildiğin dikkat ettim. Denk gelirsem demedim ve her ne kadar blog da resminle alakan kalmasa da facebooktaki profil resmine benzettim , bi yüzsüzlük yapıp, karşında beliriverdim. Tanışalım Ben Gözde .
-Ufuk. Memnun oldum. (Şarabı bitirdim.) Kalkmalıyım.
+Ne..Nasıl yani? Yanlış mı anladın beni, özür dilerim.
-Yoo. hayır, yanlış anlamadım. Neden beni bulmaya çalıştın?
+Birşeyler paylaşmak istiyorum, ortak noktalarımız olduğuna inanıyor,beraber gezmek,gözlemlemek ve beraber yazmak istiyorum. Ne yani? Benimle çıkar mısın gibi, liselivari bir teklif mi bekledin ?
- (Kahkaha attım.) Alemsin. Yok öyle demek istemedim ama anla işte yaralarım çok yeni falan gibi klasik,arabesk bir laf demek istemiyorum ama bir süre olmasın istiyorum. Teşekkür ederim , teklifin için.
(Kalktım, kolumdan tuttu. )
+Numaranı vermende bir sakınca var mı? Sen aramadığın sürece rahatsız etmeyeceğim söz.
-xxxx xxx xx xx (Çaldırdı, kaydettim.)
+Pekala. Bende kalkcam 1 dakika bekle. Hesap lütfen!
-Ben hallettim.
+Nasıl ? Hiç kalkmadın ki ?
-Arkadaşım buranın sahibi.
+ Bay X daha çok yakışırdı bence sana , pekala gidelim öyleyse.
Evine bıraktım. (Saat 23:00 suları )
Numarası bende ama hala aramadım.
Napiyim, Aşkı Beceremiyorum . .
Etiketler:
ankara,
ask,
aski beceremiyorum,
bira,
biraver,
blog,
dokunma bana,
kirmizi sarap,
sakarya caddesi,
sarap,
sigara,
Z.K.U.D,
zkud
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
